10 Mart 2014 Pazartesi

Mide ağrısına iyi gelen bitkiler
Önceki yazılarımızda günlük diyetinizin parçası olan yiyeceklerden hangilerinin mide ağrılarınıza iyi gelebileceği üstünde durmuştuk. Mide ağrısına iyi gelen yiyecekler ve Mide ağrısına iyi gelen sekiz yiyecek yazılarımıza göz atabilirsiniz.Bu yazıda ise mide ağrısına iyi gelen bitkiler'den bahsedeceğiz. Bu bitkilerin bir kısmı yemekleri le birlikte tüketmediğimiz, mide ağrısına özel olarak tüketeceğimiz bitki çayları şeklinde olacak.


Mideniz gaz ya da sindirim güçlüğü nedeniyle sık sık ağrıyor ve size rahat vermiyorsa, sindirim ilaçlarınızı sakladığınız çekmecenize, bitki çaylarını da eklemeyi düşünebilirsiniz. Yeyip içtiklerimiz ve özellikle de hazır gıdalar, kahve, süt ürünleri, şeker ve alkol pek çoğumuzda gaz, şişkinlik, hazımsızlık, mide yanması, mide ağrısı, kabızlık ya da ishal gibi sindirim sorunlarını tetikler. Sık karşılaşılan bu tip mide ve bağırsak sorunlarını çözmek için bitkilerden faydalanabilirsiniz.Bitkilerin her geçen gün ayrı bir faydasının ortaya çıktığı ve pek çok ürünün piyasaya sürüldüğü günümüzde, hangi bitkinin neye iyi geldiğini akılda tutmanın gitgide zorlaştığı söylenebilir. Mide ağrısına iyi geldiği bilinen ve hatırlamanız gereken başlıca bitkiler: nane, papatya ve zencefildir.

Nane

Hoş kokusuyla özellikle de nefesi tazeleyen ürünlerde kullanılan nane, akşam yemeğinden sonra tüketildiğinde nefesinizi tazelemekten çok daha fazlasını yapabilir. Bitkide bulunan uçucu yağ, mentol, sindirim sistemindeki düz kaslar üzerinde doğrudan bir spazm çözücü etkiye sahiptir. Ayrıca bitkinin hoş kokusu sinirleri yatıştırdığı gibi mideyi de yatıştırabilir. Naneyi aynı zamanda başka bitki çaylarına da koku ve lezzet katması için ekleyebilirsiniz. Örneğin yeşil çay ya da zencefilli çayınıza içmeden bir kaç dakika önce bir kaç yaprak taze nane katarak çok daha lezzetli ve daha yatıştırıcı bir içecek elde edebilirsiniz.
Kramp giren mide ve bağırsağı yatıştıran nane, mide yanması, gaz, karın ağrısı ve ‘çok yedim’ hissini bastırmak için de işe yarayabilir. İrritabl bağırsak sendromu için de nanenin önerildiğine sık şahit oluruz. Bu rahatsızlığın belirtileri arasında karın ağrısı, şişkinlik, ishal ya da kabızlık sayılabilir. Özellikle kadınları etkileyen irritabl bağırsak sendromunun belirtilerini hafifletmek için nane çayı etkili olabilir. Nanenin faydalarını bilimsel olarak ispatlamak üzere çalışmalar devam ederken, pek çok herbalist, herhangi bir sindirim şikayeti olmayanların bile düzenli olarak nane çayı içmeleri halinde, sindirim sistemlerinin daha düzgün çalışacağını belirtmekteler. Ancak tüm bu olumlu etkilerin yanı sıra, bazı kişilerde nanenin, yemek borusu büzgecinde basınç düşüklüğüne neden olarak mide yanmasına yol açtığı görülebilir. Eğer nanenin size dokunduğunu fark ederseniz, farklı bir bitki ile midenizi yatıştırmayı deneyebilirsiniz.

Papatya

Papatya da bin derde deva bitkilerden birisi. Bu yüzden de en güvenli bitkilerden biri olarak kabul edilen papatya, pek çok sağlık şikayeti için olduğu gibi, mide bağırsak problemleri için de yaygın şekilde kullanılır.  Sindirim şikayetlerine yönelik kullanıldığında papatya, süper güçleri olan bitkilerden biridir. Spazm çözücü, iltihap ve gaz giderici olduğu düşünülürse gerçekten de bitki, bu konuda pek çok sıkıntıya son verebilir. Gaz, mide ağrısı ve mide ekşimesine karşı, sindirim yolundaki mukozayı yatıştıran ve rahatlatan papatya, aslında tüm vücutta sakinleştirici bir etki yapar. Özellikle de mide ağrısı stres kaynaklı olanlar, bitkinin yatıştırıcı özelliğinden faydalanacaklardır. Papatya çayı ishali hafifletmek için de kullanılır ancak özellikle çocukların ishal tedavisinde dikkatli olmak gerekir. İshal çok kısa zamanda aşırı su kaybına yol açarak tehlikeli bir rahatsızlık halini alabilir ve inatçı bir ishali evde bitkisel çözümler ile tedavi etmek konusunda ısrarcı olmamak ve en kısa zamanda bir doktora baş burmak gereklidir.

Papatya rahatça güvenerek tüketebileceğiniz bir bitkisle üründür. pek çok faydası olduğu gibi belirgin bir yan etkisi de yoktur. Bu sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterebilir ve unutmamak gereklidir ki nadir de olsa papatya alerjisi bilinen bir alerji türüdür. Eğer daha önce papatya çiçeği ya da papatya içeren ürünler ile doğrudan temasınız olmadıysa, ya da üzerinden bir kaç sene gibi uzun bir zaman geçtiyse öncelikle küçük miktarlarda kullanarak vücudunuzun vereceği tepkiyi kontrol etmenizde fayda var.

Zencefil

Tıpkı nane ve papatya gibi zencefil de gaz gidericidir ve böylelikle gazdan kaynaklanan ağrı ve şişkinliğe iyi gelir. Bitkisel tıpta zencefil ‘ısıtan‘ bitkilerden biri olarak kabul edilir ve bu özelliğiyle vücudun içten daha çok ısı üretmesini sağlar. Bu durum ağır işleyen sindirim sistemi üzerinde düzenleyici bir etki yapar.
Ancak zencefili diğer bitkiler arasından öne çıkaran başlıca özelliği bulantı ve kusmayı giderici etkisidir. Sabah bulantıları ya da araba, tekne tutması gibi hareket kaynaklı bulantılar için birebirdir. Üstelik bulantı giderici çoğu ilacın aksine, uyuşukluk ve sersemlik gibi yan etkileri de yoktur.

Mide Ağrısına İyi Gelen Diğer Bitkiler

Rezene

Rezene daha çok mide krampları için önerilen aromatik bitkilerden biridir. Botanikteki ismi ‘Foeniculum vulgare‘ olan rezene, Akdeniz kökenli, dayanıklı ve çok yıllık bir bitkidir. Bitkisel tıpta rezenenin tohumlarından faydalanılır.İltihap giderici olmasının yanı sıra gaz giderici olarak da bilinen rezene, spazm çözücü olduğundan mide ağrılarına önerilmektedir. Yemeklerden sonra yarım çay kaşığı rezene tohumu yemek sindirime yardımcı olur, gazı engeller ve rezenenin diğer yararlarından faydalanmanın kolay bir yoludur. Ya da dilerseniz, rezene tohumunu salatalara, yemeklerinize ekleyebilirsiniz.Rezeneyi makul miktarda tohum olarak değil de tablet, uçucu yağ benzeri şekillerde tüketirken dikkatli olunmalıdır. Bu bitkide doz aşımı yapıldığı takdirde, güçlü yan etkilere maruz kalınabilir. Bulantı, kusma, nöbet veya akciğer ödemi gibi sorunlara yol açabilir. Mide ağrısı için rezeneli ürünlere başvurmadan önce, kullanım biçimiyle ilgili doktorunuza danışabilirsiniz. Epilepsi hastaları, hamile kadınlar ya da hamile kalmayı planlayan kadınlar rezene kullanmamalıdır.

Karahindiba

Karahindiba pek çok kişinin gözünden kaçan ancak vitamin ve mineral bakımından son derece zengin olan, faydalı bir bitkidir. Latince adı ‘Taraxacum officinale‘dir. Bitki A, B, C ve D vitaminlerini içermesinin yanı sıra, aynı zamanda potasyum, demir ve çinko kaynağı olarak da bilinir. Geleneksel olarak karahindiba karaciğer, böbrek, cilt, mide yanması ve bozuk mide gibi şikayetler için kullanılır olmuştur. Saydığımız mide şikayetleri çoğu kez ağrılı olduğundan, karahindibanın mide ağrısına da iyi geldiğini düşünebiliriz. Karahindiba mutfaklarımıza da girmiş bir bitkidir. Yaprakları salatalarda, sandviçlerde ve çay yapımında kullanılır. Kökleri bazı kahvelerde, çiçekleri ise şarap yapımında kullanılır. İdrar söktürücü özelliği ile öne çıkan karahindiba, taze ya da kurutulmuş olarak mide sorunları için tüketilebilir. Ayrıca bitkinin kökleri kabızlığa karşı da önerildiğinden, karahindiba sindirime yardımcı bitkiler arasında sayılır. Genel olarak güvenli bir bitki olarak bilinse de, bazı kişilerin karahindiba alerjisi olabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca, böbrek ve safra kesesi rahatsızlıkları olanların doktora danışmadan bu bitkiyi içeren bitkisel takviyeler almaları önerilmez.
Mide Ağrısına İyi Gelen Sekiz Yiyecek
Daha önce mide ağrısına iyi gelen yiyecekler üzerine genel bir yazı yazmıştım. Şimdi ise daha önce sifalibitkim.com sitesinde gözüme çarpan bir yazıdan yola çıkarak mide ağrısına iyi gelen bir kaç yiyecekten teker teker bahsetmek istedim. Parantez içindeki yorumlar benim yaptığım eklemeler. Elbette, her zamnki gibi bu ya da benzeri web sayfalarındaki tavsiyeleri ve önerilen yöntemleri asla doktor tavsiyesinin yerine geçecek şekilde, ya da doktor tavsiyesinin aksi yönde onun yerine geçecek şekilde kullanmayın.


Mide ağrısı ciddi bir rahatsızlığın belirtisi olabilir. Eğer mide ağrısına iyi gelen yiyecekler tavsiyelerimizi takip etmenize rağmen bir ya da iki gün içerisinde herhangi bir iyileşme olmaz ya da durumunuz ağırlaşırsa mutlaka bir uzman hekimin tavsiyesini alın. Bitkisel çözümler ile pek çok sağlık sorununun üstesinden gelineceğine inancımız tam. Ancak bu modern tıbbın gereklerini yerine getirmeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Aksine buradaki tüm tavsiyelerimizi doktorunuzun da onayıyla onun uyguladığı tedavilere ek ve destek olarak uygulayabilirsiniz.

Karnabahar


Haşlanmış karnabahar, mideyi asit saldırılarından koruyarak tüm sorunları giderebilir. İçeriğinde bulunan gefarnato maddesi ülser ilacının ham maddesi olarak kullanılıyor. (elbette gaz problemini de bir yana bırakmak o kadar kolay değil. Bir de haşlama sırasında ortaya çıkan koku da evin diğer sakinlerini üstünüze salabilir...şaka bir yana karnabahar gerçekten de karnabahardaki kimi maddeler mideyi yatıştırıcı etkiye sahip)

Meyankökü
Güçlü bir mide koruyucusu. Yapılan son araştırmalara göre midedeki aşırı asitlenmeyi azaltıyor. (bazı bitkisel ürünler var ki neredeyse iyi gelmedikleri şey yok. Meyan kökü de bunlardan birisi. Özellikle sindirim sistemi üztündeki etkileri oldukça güçlü)

Lahana
Lahanayı çiğ olarak yemeyi tercih edin. İnce şeritler halinde doğrayıp salata yapın. Meyve püresinde lahananın suyunu sıkıp aynı miktarda elma suyu ile karıştırın ve için. Lahana, ülser ve gastrit ilacı olarak biliniyor. Dörtte bir lahanayı yıkayıp kalın şeritler halinde doğrayın. 1 kerevizi soyup doğrayın. 1 havucu temizleyip dilimleyin. Lahana, kereviz ve havucu katı meyve püresinde sıkıp sabah akşam suyunu için. (Ben çiğ lahanaya bayılırım. Çocukken de ne zaman lahana dolması yapılsa sarılamayacak kadar küçük ve gevrek yaprakları ben önüme çeker kemirirdim. Elbette bu sebze suyu herkesin rahatlıkla tüketeceği bir ürün değil. Bu arada lahana da elma suyu da asit içerdiği için ağrının sebebi asit fazlalığı ise fazla işinize yaramayabilir)

Patates
Çiğ patates suyu mide yanmasının doğal ilacıdır. Patatesi soyup katı meyve püresinde suyunu sıkın. Su, havuç suyu ya da kereviz suyu ile karıştırıp için. (bu da faydası bariz ama tadı kötü bitkisel çözümlerden birisi. açıkçası çiğ patates suyunu içmem için midemin epeyce ağrıması lazım...)

Maden suyu
Mide asidinin büyük bir bölümünü etkisiz hale getiriyor. (maden suyundaki mineraller ve karbondioksit asit'i nötralize etmek için gerçekten etkilidir. üstelik elektrolit ihtiyacınızı da aradan çıakrtmış olursunuz. ama abartmayın. günde iki küçük şişe yeterli olacaktır)

Ispanak
Ispanağı buharda pişirin ya da haşlayarak tüketin. Taze yapraklarını salata olarak yiyin. (ve her ne kadar birbirlerine uysalar da yoğurdu ıspanaktan uzak tutmayı unutmayın. yoğurt demir emilimini bastırdığı için ıspanağın faydasını azaltır)

Zeytinyağı
Çiğ olarak kullanıldığında besinlerin midede kalma süresini azaltıyor ve yağların sindirimi için safra salgısını artırıyor. (doğa mucizesi işte ben daha ne yazayım?)

Baklagil
Fasulye, bezelye ve mercimekte bulunan bioflavionid maddesi, midenin koruma faktörünü artırıyor.


9 Mart 2014 Pazar

Mide Ağrısına iyi Gelen Yiyecekler
Mide ağrısı pek çok sebeplerle ortaya çıkabilir. Hazımsızlık, gıda zehirlenmesi, mide üşütmesi, ülser, gastrit, aşırı yemek yeme, aşırı yağlı ve ağır yiyecekler, alışkın olunmayan gıda maddelerinin tüketilmesi....bu liste say say bitmez. Mide ağrısının sebebi eğer ülser gibi kronik bir rahatsızlıktan kaynaklanmıyorsa mideyi yatıştıracak çeşitli yiyecek ve içecekler ile mide ağrınızı azaltabilir ya da tamamen geçirebilirsiniz. Elbette eğer mide ağrınız bir iki gün içerisinde iyileşmeye başlamaz veya daha da ağırlaşırsa hiç zaman kaybetmeden bir doktora başvurmanızda fayda var. Buyrun mideniz ağrıdığında ne yemeniz, ve hangi yiyeceklerden uzak duırmanız gerek okuyun.



Hafif Yemekler Tüketin

Ninelerimiz doğrusunu biliyorlardı. Mideniz ağrıdığında asit fazlasını emecek ve sindirim sisteminize fazla yük getirmeyecek gıdalar tüketerek ağrınızı hafifletebilir ve midenizin kenidini toparlamak için ihtiyacı olan süreyi verebilirsiniz. Bu süreçte bol asitli yiyeceklerden kaçının ve mide asidini absorbe edebilecek şu besinlere öncelik verin:
  • Ekmek
  • Muz
  • Yağsız pilav
  • Haşlanmış patates
  • Derisiz haşlanmış tavuk göğüs eti
Eee bunların hepsi çirkin ama diye mi düşündünüz? Evet haklısınız. Mideye iyi gelen pek çok yiyecek maddesi az yağlı olduğu için lezzet olarak çok da tatmin edici olmayacaktır. Sonuçta kim yağsız yağsız haşlanmış patates yemek ister ki? Ya da yağsız pirinç lapası kimin listesinde en üst sıralardadır? Eğer karın ağrınızı hafifletmek ya da ondan tamamen kurtulmak istiyorsanız tadı hoşunuza gitmese de mide ağrısına iyi gelen yiyeceklerden tüketmelisiniz.

Bol sıvı tüketin

Mide ağrısı oralarda işlerin iyi gitmediğine dair bir işaret sizin için. İşlerin mide cenahında kötü gitmesinin sebebi besin zehirlenmesi ya da yediğiniz bir şeyin dokunması olabilir. Bu durumda midenize ve genel olarak sindirim sisteminize bir iyilik yapın ve bol bol sıvı tüketin ki ona zarar veren maddelerin yoğunluğu azalsın ve kolayca dışarı atılabilsinler. Eğer mide ağrısı ile birlikte bir de ishal varsa o ilk direktifiniz acilen sıvı tüketiminiz arttırmanız olacak. Eğer ishal uzun süreli ve yoğun olursa tuzlu ayran içerek tuz kaybınızı da telafi etmeniz gerekecektir. Elbette daha dengeli elekrolit içeren spor içecekelrinden de tüketebilirsiniz. Ancak bu içeceklerden fazla tüketmenin başka zararları olabileceğini unutmayın.


Lifli Gıdalar

Mide ağrısı bazen uzun süren kabızlık nedeniyle oluşabilir. Sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olan lifli gıdalar tüketerek bağırsaklarınızı boşaltabilirsiniz. Uzmanlar kabızlık için buğday kepeği, esmer pirinç, rafine tahıllar, kepekli ekmek, kuru erik, kuru kayısı, kuru incir gibi lif bakımından zengin gıdaların tüketilmesini öneriyor. Ayrıca düzenli olarak koyu yeşil yapraklı sebze ve taze meyve yemek kabızlığa iyi gelen besinler arasında gösteriliyor.

Az Yağlı Gıdalar

Hazımsızlık çekenlere, günde 3 büyük öğün yerine 5 küçük öğün tüketmeleri ve bu öğünlerde az yağlı gıdalar yemeleri öneriliyor. İşlenmiş gıdalardan, fast-food yiyeceklerden, konserve gıdalardan, yağlı et ve süt ürünlerinden, bol baharatlı yemeklerden uzak durmak, en azından bu tip gıdaları azaltmak sindirim sisteminin daha düzgün ve hızlı çalışmasına yardımcı olacaktır.

Yoğurt ve Kefir

Fermente süt ürünleri olan yoğurt ve kefir, bol miktarda kalsiyum ve D vitamininin yanı sıra sindirime yardımcı olan probiyotik içermektedir. Probiyotikler, mide ağrısına yol açan mide enfeksiyonu, kronik mide iltihabı, ishal gibi rahatsızlıklara karşı koruma sağlarken bu rahatsızlıkların neden olduğu belirtileri hafifletir. Tükettiğiniz yoğurt ve kefirin sindirime yardımcı olması için ambalajının üzerinde “aktif kültür içerir” ibaresinin olup olmadığını kontrol edin.

Keten Tohumu

Yüksek oranda lif ve sağlıklı yağ olarak bilinen omega-3 yağ asidi içeren keten tohumu kabızlığa iyi gelir ve kabızlık nedeniyle oluşan şişlik ve mide ağrılarını azaltabilir. Keten tohumunu öğütülmüş olarak yoğurtla karıştırarak ya da salatalarınızda kullanarak tüketebilirsiniz.

Zencefil Çayı

Sindirime yardımcı olan zencefil çayı mide asidi üretimini dengeler ve özellikle aşırı yemek sonrası yaşanan mide ağrısını hafifletir. Midenizi yatıştırmak için taze zencefil kökünden 2-3 dilim keserek kaynar suya atın ve 3-4 dakika daha kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Mideniz yatışana kadar günde 2-3 bardak içebilirsiniz.

Diğer Öneriler

  • Mide krampı yaşıyorsanız bir süre süt ürünü tüketmeyin
  • Midenize sıcak kompres yapmak veya havlu sararak sıcak tutmak ağrıları azaltabilir
  • Gaz yaptığı bilinen fasulye, brokoli ve diğer sebzeleri tüketmeyin
  • Ayaklarınızın altına 2 yastık koyup sırt üstü uzanın
  • Gece saatlerinde yemek yemeyin

24 Şubat 2014 Pazartesi

Vahşi Hayvanlar Fast Food Yese...


Burada sıklıkla sağlığımız için iyi faydalı yiyeceklerden bahsediyoruz. Kimi zaman şu soruyla karşılaşıyorum. Neden insanların beslenmeyele ilgili bu kadar çok sorunu var? Bu kadar bolluk içinde neden hala sağlıklı beslenemiyoruz? Aslında bu sorunun çok kolay bir cevabı var. Doğal yaşamımızda böylesine bir bolluk yoktu. Günlük kalori ihtiyacımızı karşılamak için çok ama çok çalışmamız gerekiyordu. Ve çoğu zaman günün her saati tok dolaşmayı bırakın, günlerce açlık çekmeye razı olmamız gerekiyordu. Vücudumuz işte böyle bir ortama göre tasarlanmıştır. Şekerin, yağın, proteinin az olduğu bir çevrede yaşamak, bu az bulunan maddeleri sevip buluduğu anda olabildiğince çok yemesini sağlamak için şeker ve yağ iştahı, kıtlıklarda işe yaramaları için de her fazla kaloriyi yağa çevirecek bir metabolizma...İşte şımarıp da ucuz karbonhidrat şeker ve yağ kaynaklarını elimizin altına alınca obez oluverdik. Peki ya vahşi hayvanlar da kendilerine iyi gelen ve onların sağlıklı yaşamasını sağlayan yiyecekler yerine ucuz fast food ve şekerleme tüketebilselerdi? O zaman dünya nasıl bir yere dönerdi?

 

16 Şubat 2014 Pazar

Sandal Ağacı'nın Cilde Faydaları
Sandal ağacının cilde faydaları neredeyse saymakla bitmeyecek. Bir sandal ağacı bir de aloe vera neredeyse joker eleman olarak cilt ile ilgili hemen her problemde işe yarayan bir özelliği ile gündeme geliyor. Ben bu çokça bilinen faydaların yanında Türkiye'de çok yaygınca kullanılmayan ancak sandal ağacının ana vatanı olan Hindistan ve Sri Lanka'da cilt problemleri için sık sık uygulanan bir kaç kürden bahsedeceğim. Bu kürler Türki'ye de yetişen ya da katarlardan edinmesi hiç de zor olmayan bitkisel ürünlerin yardımıyla uygulanabilir ve cildinizi şımartmak için doğal ürünler repertuarınızı zenginleştirebilir. Sandal ağacı sadece cilde iyi gelen özelliklere sahip değildir.


Aynı zamanda tütsülerde sık kullanılmasını sağlayan hoş kokulu, sarı renkli bir tahtası vardır. Sandal ağacından elde edilen sandal ağacı yağı güçlü bir antiseptik ve anti-inflammatuar olarak kullanılır. Sandal ağacı tütsüsü sakinleştirici ve rahatlatıcı bir özelliğe sahiptir. Seyreltilmiş dozlarda içildiğinde mide ağrısına iyi gelir, ishal tedavisinde etkili olabilir ve reflü etkilerini azaltmakta kullanılabilir. Suyla seyreltilmiş bir çözelti olarak karıncaları ve çeşitli böcekleri evden uzak tutmakta kullanılabilir. Ve elbette pek çok cilt problemine iyi gelmek gibi bir mücizevi özelliği de vardır. Kısacası tam anlamıyla bin derde deva bir bitkidir. Elimizin altında sandal ağacı ve sandal ağacı yağı bulundurmak iyi bir fikirdir. Önceki yazılarımızdan birisinde sandal ağacı'nın sivilce izlerinden kurtulmakta işe yarayabildiğinden bahsetmiştim. (Sivilce izine iyi gelen yiyecekler)  Bu yazıda ise sandal ağacının cilt bakımında kullanıldığı bir kaç diğer alandan bahsedeceğim.



Sandal ağacı ve zerdeçal maskesi: Benim cildim çok yağlı, pırıl pırıl parlıyor, yüzümü bir cama dayasam suratımın fotokopisi cama çıkıyor...Evet abarttım biraz ama işin özünü anladınız sanırım. Yağlı ciltlerle uğraşmak zordur. Ancak hem rahatlatıcı hem de sivilceyle mücadele maskesi olarak zerdeçallı sandal ağacı maskesini çok beğeneceğinize eminim. Hazırlaması ve uygulaması çok basit olan bu maskeyi şu şekilde hazırlayıp kullanabilirsiniz. Eşit miktarda zerdeçal ve sandal ağacı tozunu az miktarda suyla karıştırın. Su miktarını kıvamlı bir krem haline gelecek şekilde ayarlayın. Ardından bu maskeyi tüm yüzünüze ve boynunuza uygulayın. Tamamen kuruyana kadar bekleyin. Ardından bol suyla durulayarak ancak peeling yapmadan yüzünüzü yıkayın. Fazla sürtme hareketi yapmadan yumuşakça yüzünüzü kurulayın. 

Sandal ağacı ve badem kremi: Bu maske ya da krem cildinizin canlı ve berrak görünmesini sağlayacak. Çok iyi dövülmüş bademi (alternatif olarak badem yağı da kullanabilirsiniz) sandal ağacı tozunu ve br miktar sütü karıştırıp sürebileceğiniz bir krem kıvamına getirin. Bu kremi günlük olarak yüzünüzde ve ellerinizde kullanabilirsiniz. 
Sandal Ağacı Maskesi: Bu maskenin amacı pürüzsüz ve kusursuz gözüken bir cilde kavuşmak olacak. Pek laışılmadık bir maske olsa da bir denemenizde fayda var diye düşünüyorum. Bir kasenin içinde gül suyu, sandal ağacı tozu, zerdeçal, süt kreması ve bir miktar balı karıştırın.Bu maskeyi yüzünüze ve arzu ederseniz boynunuza uygulayın. Kurumasını bekleyin ve kuruduktan sonra peeling yaparak yüzünüzü temizleyin. 20-30 dakika bekledikten sonra yüzünüzü yıkayarak işlemi tamamlayın. Bu maske cildinizi yumuşatacak ve çok etkili bir peeling sağlayarak cildinizdeki kir ve yabancı maddeleri uzaklaştıracaktır. Ancak çok kuvvetli olan bu maskeyi haftada birden daha sık uygulamayın. 

Cilt bakımında bitkisel çözümler ve cilde iyi gelen yiyecekler hakkında daha fazla bilgi almak için Cilt Bakımında Yiyecekler ve Bitkisel Çözümler sayfamızı takip edebilirsiniz.
Sivilce İzlerine İyi Gelen Yiyecekler

Aslına bakarsanız herhangi bir şey yiyerek canımızı çok sıkan o sivilce ve akne izlerinden kurtulamayız. Bir sivilce kontrolden çıkıp patladığında cildimizde bir yara oluşur. Bu yara iyileşirken kimi zaman bir yara izi bırakır. Bu ufacık yara izlerinin sayısı artarsa o zaman cildimizin görüntüsü bozulabilir. Bundan kurtulmak için öncelikle elimizden geldiğince sivilce ve akne problemini ortadan kaldırmalıyız. Eğer problemi daha ortaya çıkmadan ortadan kaldırabilirsek o zaman çözmek için de zaman ve enerji harcamak zorunda kalmayız. O yüzden öncelikle Cilt Bakımı - Cilde İyi gelen Yiyecekler ve Bitkisel Çözümler sayfamızdaki linklere bir göz atabilirsiniz. Şimdi gelelilm sivilce izlerinden kurtulmak için yapmanız gerekenlere.

Öncelikle kabullenmeniz gereken gerçeklerden bahsedelim. Estetik cerrahi olmaksızın cildinizde ortaya çıkan ve aslında birer yara izinden başka bir şey olmayan sivilce ve akne izlerini tamamen yok edemezsiniz. Bitkisel yöntemlerle burada önereceğimiz çözmler sadece sivilce izlerinin renginin normal cilt renginize oldukça yakın olmasını sağlayacak ve ancak çok büyük bir dikaktle ve yakından bakarsanız anlaşılacak kadar görünmez hale gelmesine yardım edecek. Ayrıca bu çözümlerin işe yaraması için dikkatle ve disiplinle uygulanması gereklidir. Sivilce izlerine iyi gelen bitkisel çözümler bir haftadan dört haftaya kadar değişebilen sürelerde her gün sektirmeden uygulanmalıdır. Gözle görülür bir iyileşme için ise en az bir hafta on gün beklemeniz gerek. Ve son olarak aklınızdan çıkartmamanız gereklidir ki bu sayfada y da herhangi bir web sitesinde öğrendiğiniz yöntemler sizin için en iyi çözüm olmayabilir. Beklemediğiniz bir etki oluştuğunda, ya da herhangi bir şüpheniz varsa tereddüt etmeden uygulamayı durdurun ve bir doktora baş vurun.

Akne İzi Tedavisinde Kullanılan Bitkisel Ürünler

Sandal Ağacı: Sandal ağacı'nın içinde bulunan santalol çok kuvvetli bir antiseptiktir. Bu yüzden tüm dünyada cilt temizleme, sivilce ve akne tedavisi gibi alanlarda kullanılır. Ancak sandal ağacından elde edilen ürünler çok güçlü olduğu için seyreltilmeden kullanılmamalıdır. Örneğin sandal ağacının tahtasından elde edilen sandal ağacı yağı mutlaka başka taşıyıcı yağlar ile seyreltilerek satışa sunulur. Aynı şekilde sandal ağacı tozu da seyreltilmeden kullanılmamalıdır.  Sandal Ağacı Suyu Kürü:  Bir parça sandal ağacını suda (tercihen saf su ancak önceden kaynatılmış musluk suyu da iinizi görecektir) ıslatın. Sandal ağacı parçasını 4-6 saat kadar bir süre suyunu içinde bekletin. Daha sonra tekrar kullanmak üzere sandal ağacını kuru bir yere kaldırın. Bir parça pamuğu sandal ağacı suyu'nda ıslatın ve sivilce izlerinin bulunduğu bölgelere hafifçe masaj yaparak ve dairesel hareketler ile sürün. Bu kürü bir hafta boyunca uygulayın. Bir hafta içinde cildinizde gözle görülür bir değişim göreceksiniz. Bir haftanın sonunda uygulamaya 3-5 gün ara verin. Verdiğiniz aranın ardından bir haftalık kürü tekrar uygulayın. Bu arada sandal ağacının cilt bakımındaki yerinin sivilce izi çıkartmaktan ibaret olmadığını da unutmayın. 

Limon Suyu: Limon içerdiği bol miktardaki C vitamini ile vücudunuzun kolajen üretiminde önemli bir rol oynar. Hem günlük diyetimizde limon bulundurarak hem de doğrudan cildimize uygulayarak limon'un sivilce izlerini yok etmekteki faydalarından yararlanabiliriz. Ancak limon suyu içeren kürler ve maskeler uyguladıktan kısa süre sonra dirket güneş ışığına çıkmamaya özen gösterin. Limon ve güneş ışığı ikilisi cildinizin renginin koyulaşmasına sebep olabilir. Limon suyu kürü : Bir tabağın için sulu bir limonun suyunu sıkın. Yüzünüzü yıkayın ve kurulayın. Bir parça pamuğu limon suyuna batırın ve sivilce izlerinin bulunduğu bölgeye dairesel harekelter ile yavaşça uygulayın. Yarım saat kadar limon suyunun cildinizde kalmasına izin vein ve daha sonra bol suyla durulayın. Bu uygulamayı bir hafta boyunca her gün, tercihen sonrasında gün ışığına çımayacağınız saatlerde ve ortamlarda yapın. Limon-badem yağı-bal kürü: Sade limon suyu adeta çamaşır suyu ya da beyazlatıcı gibi çalışır ancak bu kadar güçlü bir asit tek başına yıpratıcı bir etkiye de sebep olabilir. O yüzden aynı zamanda besleyici etkisi de olan bir maske daha çok hoşunuza gidebilir. Bunun için bir yemek kaşığı limon suyunu yine bri yemek kaşığı bal  ve badem yağı ve iki yemek kaşığı süt ile karıştırın. Bu karışımı doğrudan sivilce üzlerinin üstüne uygulayın. Yarım saat kadar sivilce izlerinin üzerinde bırakın ve ardından durulayın. Bir hafta boyunca uygulayın. Bir iki gün ara verip isterseniz ikici bir haftalık küre başlayabilirsiniz.

Akne ve Sivilce İzi Tedavisinde İşe  Yarayan Diğer Birtkisel Ürünler

Aloe vera: Aloe vera kendi başına kitaplar dolusu övgüyü hak eden bir ürün. İster aloe vera yapraklarından kendi maskenizi üretin ister aloe veralı ürünleri kullanın cilt bakımı repertuarınızda eksik olmaması gereken bir bitkidir.

Elma Sirkesi: Elma sirkesini de limon suyu gibi kullanın. Ancak elma sirkesi limon suyundan da güçlü bir yıpratıcı özelliği vardır ve hassas ciltlere iyi gelmeyebilir.

Yalancı Tespih Ağacı: Bu ağaca taşıdığı şifalı özellikler dolayısıyla Hindistan ve Sri Lanka'da köy eczanesi de denir. En yaygın uygulaması doğrudan yaprağı sivilce izine uygulamktan ibarettir. Türkiy'de taze yaprak bulmak problem olabilir.

7 Şubat 2014 Cuma

Depresyona İyi Gelen Bitkiler
Daha önceki bir yazımızda depresyona iyi gelen yiyeceklerden bahsetmiştik. Bu yiyecekler günlük diyetimizin bir parçası olan ve günlük beslenme rejimimizde yapacağımız ufak tefek değişiklikler ile depresyonu önleme ve hafif geçirmemize yardımcı olabilecek gıdalardı.Bir de normalde günlük rejimimizin bir parçası olmayan ve şifalı ot ve bitkiler kapsamında değerlendirilebilecek ve depresyonu önleme ve tedavide yardımcı olabileceği düşünülen bitkiler var. Bu yazımızın konusu da işte bu bitkiler.Hemen her yazıda yaptığım hatırlatmayı tekrar yapacağım.

Sadece şifalı ot ve bitkilerin yardımı ile ciddi bir depresyon ya da stres bozukluğunu tedavi edemezsiniz. Burada size verdiğimiz öneriler sadece destek amaçlıdır. Asla ve asla terapist ya da pskiyatrınızın uygulamaya koyduğu tedaviyi bitkisel kürlerle değiştirmeyin. Burada üstünde durduğumuz bitkiler ve bu bitkilerden üretilen kürler diğer terapi ve ilaç tedavilerine destek olmak için tavsiye edilmektedir. Emin olmadığınız her durumda mutlaka hekiminize danışın.

Ayrıca unutmayın ki stres bozukluğu ve depresyon tedavileri sadece kimyasal yöntemlerle çözülemez. Tam bir tedavi için hayat tarzınızda, dünyaya ve yaşama bakış açınızda değişiklikler yapmanız gerekecek. Burada tanıttığımız bitkileri profesyonel yardımın bir parçası, bir yardımcısı gibi düşünmeniz bu tavsiyelerimizden en fazla faydayı sağlamanıza yardımcı olacaktır. 

Sarı Kantaron
Sarı kantaron hiperisin ve hiperofin adlı kimyasal bileşenler içerir. Bitkinin depresyon ve anksiyeteyi hafifletmek için tavsiye edilmesinin ardında sarı kantaronun, serotonin emilimini engelleme özelliği yatar. Serotonin, ya da daha populer adıyla mutluluk hormonu, beyin tarafından salgılanır ancak her hormon ve nörotransmitter gibi beyin tarafıdnan geri emilime uğrar. Bu süreç vücudun durmadan aşırı miktarda hormonlarla dolup taşmaması için çok önemlidir. Ancak eğer belirli sebeplerle bir hormonun emilimi normal ya da yüksek, salgılanma hızı ise düşükse o zaman çeşitli dengesizlikler ortaya çıkabilir. Stres serotonin salgılanmasını azaltır ancak serotonin emilimi aynı seviyede kaldığı için zihnimiz mutsuzluk, umutsuzluk gibi duygulara, dolayısıyla da depresyona daha yatkın hale gelmesine yol açar. 


Sarı Kantaron'un serotonin emilimini azalttığına dağir bulgular olsa da depresyon tedavisi için etkisi klinik testlerle kanıtlanmış değildir. Kısacası eğer bir doktor tarafından ilaç tedavisi tavsiye edildiyse bu tedavieye alternatif olarak düşünülemez. Ayrıca dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da anti-depresan ilaçlar ile nasıl bir etkileşime gireceği farmakolojik özellikleri ve dozaj bilgisi yeterli olmadığı için bilinemeyebilir. Bu yüzden eğer hali hazıırda anti depresan kullanıyorsanız depresyona iyi gelen bitki olarak sarı kantaron tüketirken dikkatli olmanız. Aslında en iyisi sarı kantaronu hafif anksiyete ve stresli günler gibi klinik tedaviye ihtiyaç olmayan hafif vakalarda kullanmak, ilaçlar ile fazla karıştırmamaktır.

Meyan Kökü
Depresyonla mücadelede serotonin gibi mutluluk ve enerji düzeyini arttıran önlemler almak işe yaradığı gibi stresi tetikleyen hormonların üretimini azaltmak da takip edilebilecek bir stratejidir. Meyan kökü işte bu noktada devreye girer. Kabızlık, böbrek üstü bezi yetmezliği, ülser gibi rahatsızlıkların da tedavisinde bitkisel bir yardımcı olarak kullanılan çok şifalı bir bitki olan meyan kökü  stres hormonu olarak bilinen kortizol üretimini engelleyen ve ‘glisirizin’ adı verilen bir kimyasal içerir.

Ancak meyan kökü kullanırken dikkatli olmakta fayda vardır. Pek çok diğer ilaç ile etkileşime girebilir. Örneğin meyan kökünün doğurganlığı arttırıcı bir özelliği vardır ve doğum kontrol haplarının etkinliğini azaltabilir.Meyan kökü kürleri en fazla 4-5 hafta kesintisiz kullanılmalı, ardından dört haftalık bir ara verilmeli ve eğer ihtiyaç devam ediyorsa tekrar kullanılmalıdır. Yemeklere tatlandırma amacıyla eklenen meyan kökünün belirgin bir etkisi olması beklenmez. Meyan Kökünün Kullanım biçimleri: Bir çay kaşığı ince kıyılmış meyan kökü, bir bardak soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, üstü kapalı olarak 10-15 dakika hafif ısıda kaynatılır ve süzülür. Yemeklerden sonra 1 bardak olmak üzere, günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay içilir

Papatya
Uyku bozukluğu, stres ve kaygı bozukluğu için önerilen bitkilerden biri de papatyadır. Sakinleştirici etkisiyle papatya çayı pek çok kişinin favorileri arasındadır. Papatyanın depresyonla ilgili olarak serotonin veya dopamin seviyelerinde bir etkisi olduğu kanıtlanamamıştır. Ancak merkezi sinir sistemi üzerindeki rahatlatıcı etkisi ve kas gevşetici özelliği depresyon ve stres şikayeti olanlar için olumlu bir özelliktir. Papatya yan etki bakımından güvenli bitkilerden biri olarak kabul edilir. Yine de papatya alerjisi olan kişiler olduğu unutulmamalıdır.

Kedi Otu
Kedi otu kökü, özellikle uyku kalitesini arttırmasıyla bilinir. Depresyon ve kaygı bozukluğu semptomlarını azaltmak için kullanılagelmiştir. Uykuya geçişi kolaylaştırdığından uykusuzluk şikayeti olanların sıkça başvurduğu bitkilerden biridir. Kedi otu kökündeki etken bileşenler valepotriat ve valerenik asitlerdir. Bitkinin kökünün keskin kokusu nedeniyle çay olarak tüketilmesi zordur. Bu nedenle tablet şeklinde kullanımı yaygınlaşmıştır. Alkol ve antidepresan ilaçlarla birlikte kesinlikle kullanılmamalıdır. Hap şeklinde tüketilecekse ürün etiketinde önerilen dozajlara uyulması tavsiye edilir. Bir ameliyata hazırlananlar ameliyat tarihinden en az iki hafta önce (bitki merkezi sinir sistemini etkilediği için), kedi otu kullanmayı bırakmalıdır.

Depresyona iyi Gelen Diğer Bitki Türleri

Melisa otu stresi azaltan ve rahatlatıcı etkisi olan otlar arasındadır. Gerginliği azaltır ama öte yandan da konsantrasyonu arttırır. Stres, kaygı ve depresyona bağlı bulantı ve sindirim sorunları için tavsiye edilir. Binlerce yıldır pek çok faydasının yanı sıra depresyon, kaygı ve baş ağrısına iyi gelmesiyle de ün yapmış olan Japon eriği yan etki bakımından da güvenli bitkilerden biri olarak kabul edilir. Soğuk algınlığı için sıkça tavsiye edilen Sibirya ginsengi stresle ve yorgunlukla baş etmek isteyenlere de tavsiye edilir. Yüksek tansiyonu ve narkolepsi rahatsızlığı olan kişiler Sibirya ginsengi kullanmaktan kaçınmalıdır.

Kaynaklar: